Ataksantarim ailesiyle yeniden buluşuyoruz; bu kez konu başlığımız Amazon’da çalışanlar ne kadar maaş alıyor. Amazon’da Çalışanlar Ne Kadar Maaş Alıyor? Ekonomi Perspektifinden Derin Bir Analiz Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada her seçim, görünmeyen başka bir seçimin terk edilmesi anlamına gelir. İş gücü piyasasına bakarken de aslında aynı temel gerçeklik karşımıza çıkar: zaman, emek ve beceri sınırlıdır; buna karşılık talepler sonsuz çeşitlilikte şekillenir. Bir işte çalışmak yalnızca bir gelir elde etme süreci değil, aynı zamanda başka fırsatların bilinçli ya da bilinçsiz biçimde geride bırakılmasıdır. Amazon gibi küresel devlerin ücret yapısını anlamaya çalışırken mesele sadece “kaç para maaş alınıyor?” sorusu değildir. Asıl…
Yorum BırakKategori: Makaleler
1 Su Kaç Tenge Eder? Gündelik Bir Sorunun Sosyal Eşitsizlikle Kesiştiği Nokta İstanbul’da yaşarken insanın zihnine gün içinde bin tane küçük soru takılıyor. Bunların çoğu ekonomik: “Bu ay kirayı nasıl denkleştiririm?”, “Market fişleri neden bu kadar yükseldi?”, “Bir kahve artık neden lüks sayılıyor?” Ama bazen daha tuhaf, daha dağınık görünen sorular geliyor akla. Geçen gün metroda, elinde su şişesi olan bir çocuğun annesine sorduğu şey zihnimde kaldı: “1 su kaç tenge eder?” İlk başta anlamsız gibi duruyor. Ama biraz düşününce mesele sadece bir para birimi meselesi değil. “1 su kaç tenge eder?” sorusu, aslında suyun, emeğin, yaşamın ve eşitsizliğin kesiştiği…
Yorum BırakAlüminyum mu Demir mi Daha Sağlam? Zihnin Dayanıklılığı Nasıl Yanıltıcı Sonuçlar Üretir Bir nesnenin “sağlamlığı” sorusu ilk bakışta tamamen fiziksel bir mesele gibi görünür. Ama insan zihni hiçbir zaman sadece fiziksel gerçeklikle çalışmaz. Algılar, geçmiş deneyimler, öğrenilmiş çağrışımlar ve hatta duygusal izler, en basit teknik soruları bile karmaşık bir psikolojik alana dönüştürür. Alüminyum ile demir arasındaki dayanıklılık karşılaştırması da tam olarak böyle bir örnektir: cevabı fizik ders kitabında yazan, ama zihinde yeniden yazılan bir soru. İnsan davranışlarını merak eden biri için asıl ilginç olan şey şu olur: Aynı bilgiye maruz kalan insanlar neden farklı sonuçlara varır? Neden biri “demir daha…
Yorum BırakSevgili okurlar, Ataksantarim ekibi olarak bugün “Kasko yeni araç verir mi” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz. Kazadan Sonra İlk 24 Saat: “Ben Şimdi Ne Yapıyorum?” İzmir’de sabahlar genelde iki şeyle başlar: martı sesi ve “bugün kesin erken çıkacağım” yalanı. Benim sabahım ise biraz farklıydı. Çünkü o gün, evden çıkarken hayat bana küçük bir sürpriz hazırlamıştı: kaza. Motorun yan yatışı, benim hafif dramatik bakışım ve çevrede toplanan insanların “geçmiş olsun” bakışları… Her şey bir anda oldu ama ben hâlâ sanki slow motion bir dizinin içindeydim. İlk 10 dakika sadece şunu düşündüm: “Ben şimdi ne yapıyorum?” Sonra ikinci düşünce geldi: “Acaba bu…
Yorum BırakAlzheimer Hastalarında “Agresyon” Neyi İfade Eder? Felsefi Bir Başlangıç Bir insanın davranışı değiştiğinde, biz o değişimi gerçekten “onun davranışı” olarak mı görürüz, yoksa artık başka bir şeyle mi karşı karşıyayız? Bellek silikleştiğinde, kimlik çözülmeye başladığında ve tanıdık yüzler yabancılaştığında, “benlik” dediğimiz şey hâlâ aynı yerde midir? Alzheimer üzerine konuşurken genellikle tıbbi bir çerçeveye sıkışırız: nörodejenerasyon, bilişsel kayıp, semptomlar… Ancak felsefe, bu yüzeyin altına bakmaya zorlar. Etik bize “nasıl davranmalıyız?”, epistemoloji “ne biliyoruz?”, ontoloji ise “orada olan şey tam olarak nedir?” sorularını sorar. Alzheimer hastalarında görülen agresif davranışlar da tam bu üç alanın kesişiminde, rahatsız edici bir açıklıkla durur. Ontolojik Perspektif:…
Yorum Bırak2 yaşındaki bir kuzuya ne denir? (Koyun dünyasının yaş haritasını anlamak) Şunları da İnceleyin: √5 kaça eşittir ? Hayvancılıkla ilgilenmeyen biri için “kuzu”, “koyun”, “koç” gibi kelimeler çoğu zaman aynı şeyi ifade eder gibi gelir. Oysa bu kelimelerin her biri, hayvanın yaşına, cinsiyetine ve hatta üreme durumuna göre oldukça net ayrımlara karşılık gelir. Özellikle “2 yaşındaki bir kuzuya ne denir?” sorusu, ilk bakışta basit gibi görünse de aslında hem dil hem de biyoloji açısından oldukça ilginç bir konudur. Kırsal yaşamın içinde büyümemiş biri için “kuzu” kelimesi genellikle sevimli, küçük, beyaz bir hayvan imgesini çağrıştırır. Ancak işin bilimsel ve zootekni tarafına…
Yorum BırakTYT Matematikte En Az Kaç Net Gerekir? Gerçekler, Algılar ve Stratejiler Üzerine Bir İç Tartışma Konya’da yaşayan 26 yaşında biriyim. Günün büyük kısmında ya teknik bir problem çözüyorum ya da kafamın içinde başka bir problemi tartışıyorum. TYT matematik meselesi de tam böyle bir iç tartışma konusu: bir tarafım sayılarla konuşuyor, diğer tarafım ise “insan gerçeğini” hatırlatıyor. “TYT matematikte en az kaç net gerekir?” sorusu kulağa basit geliyor ama işin içine üniversite hedefleri, sıralama psikolojisi, zaman yönetimi ve hatta özgüven bile girince mesele katman katman büyüyor. İçimdeki mühendis hemen tablo istiyor. İçimdeki insan ise “herkesin yolu farklı” diye araya giriyor. —…
Yorum Bırakİstanbul–Altınova Arası Mesafe ve “Bilginin Yeri” Üzerine Felsefi Bir Sorgu Bir yerden başka bir yere olan mesafe, yalnızca sayılarla mı ölçülür; yoksa o mesafeyi bilen zihnin içindeki temsil biçimi de bu ölçümün bir parçası mıdır? İstanbul ile Altınova arasındaki yol kaç kilometredir sorusu, ilk bakışta basit bir coğrafi veri talebi gibi görünür. Ancak aynı soru, etik sorumluluklardan bilgi kuramı tartışmalarına, hatta varlığın doğasına kadar uzanan geniş bir düşünsel alanı açar. İstanbul–Altınova arası mesafe, kullanılan güzergâha göre değişmekle birlikte yaklaşık 90 ila 110 kilometre arasındadır. Ancak bu sayı, sabit bir hakikat midir, yoksa bağlama göre değişen bir temsil mi? Epistemoloji: Mesafeyi…
Yorum BırakAltın Nelere İyi Gelir? Varlık, Bilgi ve Değer Üzerine Felsefi Bir Sorgulama Bir sabah, parlayan küçük bir metal parçasını avucunda tutan birinin zihninden şu soru geçer: “Bu şey neden bu kadar değerli görünüyor?” Aynı nesne, farklı bir çağda bir süs eşyası, başka bir çağda para, uzak bir gelecekte ise yalnızca endüstriyel bir hammadde olabilir. Peki değişen şey altının kendisi midir, yoksa ona yüklenen anlam mı? Bu soru yalnızca ekonomiyle değil; etik, epistemoloji ve ontolojiyle de ilgilidir. Çünkü “altın nelere iyi gelir?” sorusu, aslında “değer nedir?”, “bilgi nasıl oluşur?” ve “bir şey ne ise odur?” sorularına açılır. — Ontolojik Perspektif: Altın…
Yorum Bırak297 neyin karesi? Değerli ziyaretçiler, Ataksantarim ekibi bu yazısında “297 neyin karesi” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Bazen bir sayıya takılıp kalıyorum. 297 gibi. İlk bakışta sıradan, günlük hayatta pek de karşıma çıkmayan bir sayı gibi duruyor ama zihnim onu bir şeye dönüştürmeye çalışıyor: bir anlam arayışına, bir düzen arzusuna. Matematiksel olarak bakınca 297 neyin karesi sorusunun net bir karşılığı yok. Çünkü 297, tam kare bir sayı değil. 17’nin karesi 289, 18’in karesi ise 324. Yani 297 tam olarak bu iki “düzenli” noktanın arasında sıkışmış durumda. Ne tam 17’ye ait, ne de 18’e. Arada kalmış bir değer. Ama işin ilginci şu:…
Yorum Bırak